Gürültüye Çıktı, Ayağından Vuruldu
Amerika'dan Uludere Açıklaması
TSK: Predetor Değil Heron!
Halfeti'ye Asma Köprü
Bu yazı 01 Şubat 2012, Çarşamba 12:33:23 tarihnde eklendi. 60 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Murat Hutoğlu Ağabeyimizin ardından -

Murat Hutoğlu Ağabeyimizin ardından

Dün sabah erken saatlerde çalan bir telefon, 1982 yılına kadar gazetemizin Rize TemsilciliÄŸini yapan Murat HutoÄŸlu AÄŸabeyimizin vefatını haber veriyordu. Haberi, “Kalu inna lillahi ve inna ileyhi raciÄŸun./ Biz, O’ndan geldik ve yine O’na döneceÄŸiz (Bakara Sûresi, 156)” âyetiyle karşıladık

Murat HutoÄŸlu AÄŸabeyimizi, ortaokul yıllarımızda tanıdık. Lise yıllarından sonra İstanbul’a gelince, yaz tatillerinde “sıla-i rahim” için Rize’ye gittimizde irtibatımız devam etti. Bizim gibi yüzlerce öÄŸrencinin üzerinde hakkı ve emeÄŸi vardır. Bu hak hem maddî, hem de manevî haklardır. Gazetemiz ve neÅŸriyatımızın uzun yıllar temsilciliÄŸini yapmış olması, en zor ÅŸartlarda maddî imkânlarını Risâle-i Nura tahsis etmiÅŸ olması da ayrı bir özelliÄŸidir.
Yeni Asya’nın o günkü temsilcilik bürosu, Rize’deki okulların yolu üzerindeydi. O günün ÅŸartlarında cadde üzerindeki büro en iyi ÅŸekilde tefriÅŸ edilmiÅŸ, gelen geçen öÄŸrencilerin dikkatleri Risâle-i Nur eserlerine çekilmiÅŸti. Rize Yeni Asya Bürosunun o gün bulunduÄŸu cadde, sol grupların bir bakıma “yürüyüÅŸ güzergâhı”ydı. 1980 öncesi ‘darbeye hazırlık günleri’nin ÅŸartları akla gelince, bu cadde üzerinde Risâle-i Nur eserlerinin sergilenmesi, “Çağın Müslümanı Bediüzzaman” afiÅŸlerinin asılması ve onların indirilmek istenmesine itiraz edilmesi az ÅŸey deÄŸildi.
Allah rahmet eylesin, Murat AÄŸabeyimiz bir bakıma öÄŸrencilerin ‘fahrî veli’liÄŸini de yapardı. Okulda bir problemimiz olsa yine ona ve onun gibi “hizmet ehli aÄŸabeylerimiz”e danışırdık. Asıl mesleÄŸi terzilik olan aÄŸabeyimiz, 1980’lerde emlakçılık yapmaya baÅŸlamıştı. Ticarî olarak da baÅŸarılıydı ve emlak konusundaki ihtilâfları çözmek isteyenler ona müracaat ederdi. Hatta, belediye nezdinde de bir bakıma ‘bilirkiÅŸi’ idi. Murat AÄŸabeyimiz bu faaliyetlerini mutlaka hizmete vesile ve vasıta yapmak için çalışırdı.
Hasbel kader, o günün ÅŸartlarında Yeni Asya’yı ve yeni yayınlanmaya baÅŸlayan Can KardeÅŸ dergisinin abone dağıtımını bendeniz yapmaya çalışıyordum. Gazetenin artan sayıları olduÄŸunda köy camilerine ve kahvehanelere göndertirdi. Murat AÄŸabeyin bir baÅŸka hususiyeti de, israfa zıt olması ve azamî tasarruf yapmasıydı. Bu yönüyle de herkese örnek olmuÅŸtur. Meselâ, kendisine gelen zarfları ‘zarf açacağı’ ile itina ile açar, yırtmadan ters çevirir ve katlayarak yeniden zarf haline getirirdi. Kendi mektuplarını hep ‘ters çevirerek’ hazırladığı bu ‘mavi zarf’larla gönderirdi. Resmî zevata gönderdiÄŸi mektupları da böyle yapardı. Hatta bu hususta kendisini arayıp teÅŸekkür eden çok sayıda devlet ricaline bizzat ÅŸahit olmuÅŸuzdur.
En zor ÅŸartlarda Risâle-i Nur’a sahip çıkmış, sahibi olduÄŸu daireyi uzun yıllar hizmete vakfetmiÅŸ olan Murat AÄŸabeyimiz, son yıllarda kısmî felç geçirmiÅŸti. KonuÅŸmasını kısmen engelleyen bu durumdan hiç ÅŸikâyet ettiÄŸine rastlamadık. Murat AÄŸabeyimiz bir de ‘antikacılık’ merakı olduÄŸunu, biz de son yıllarda öÄŸrendik. Gerçi bürosunda her zaman bir ‘antika’ eser olurdu, ama bunun “müze oluÅŸturacak seviyede” olduÄŸunu bilmiyorduk. Rize ve çevresinde kullanılan eski eserleri toplamış ve özel bir kolleksiyon meydana getirmiÅŸ.
1980’lerde esen sert fitne rüzgârları ortalığı bulandırmış olsa da, Murat HutoÄŸlu aÄŸabeyimiz Risâle-i Nura hizmet ve fedakârlık noksatında bize örnek olmuÅŸtur. Şahsıma ve çok sayıda öÄŸrenciye büyük destek ve emeÄŸi olduÄŸuna ÅŸahidim. Her ziyaretimizde helâllik aldığımız bu aÄŸabeyimize bu vesile ile bir defa daha Allah’dan (cc) rahmet diliyor ve baÅŸta oÄŸulları Hasan ve Hüseyin AÄŸabeyler olmak üzere, yakınlarına ve onu tanıyan bütün Nur Talebelerine baÅŸsaÄŸlığı temenni ediyoruz. Mekânı cennet olsun. Amin.

Diğer Yazıları
Sitemizi nasıl buldunuz?
İYİ
Kötü
Çok İyi